Dersimizi Aldık Furyası

Her birey yaşamı boyunca birçok olayı tecrübe ederek öğrenir ya da eğitim yolu ile konu hakkında giderek uzmanlaşır. Alınan eğitimler sizleri çoğu zaman uzman etmese de konu ile alakalı fikrinizin olmasını sağlar. Eğitim ya da tecrübe dediğimiz olaylar bir annenin kucağında başlayıp ölüm sizi yakalayıncaya dek devam eder. Ve insan her zaman bu olaydan bir ders almalıyız diye kendini örgütler. Aldığımız dersler bizi hayata daha iyi hazırlar ve aynı hataları tekrarlamaktan kaçındırır. Tabi ki bazen bilemediğimiz hesap edemediğimiz bir takım olaylar gelişir ve istemediğimiz olumsuz vakalar ortaya çıkınca şu cümleyi tekrarlarız; “ Buradan dersimizi aldık”. 

            Son dönemlerin çok popüler cümlesi olan “ dersimizi aldık” artık bir furya oldu. Efendim sanayicisi, esnafı, öğrencisi, sporcusu, mühendisi, öğretmeni, siyasetçisi, yönetici gibi giderek hemen her alanda haberlerde bu cümleyi kuran bir sektör temsilcisine rastlayabiliyoruz. Tabi insan sormadan edemiyor, dersinizi aldınız da, peki dersinize çalıştınız mı? Diye.

Maalesef ki bizim ülkemizde herkes ders alır ama büyük bir çoğunluğumuz ders çalışmaz. Buradaki ders diye tabir ettiğimiz okulda verilen eğitim değildir, yanlış bir anlaşılma olmasın, okulda alınamayan eğitimin hayat içerisinde öğrenilmeye çalışılan uygulamalı ve eksik kalan kısımlarıdır ki buna da tecrübe diyorlar. Bu tecrübe dediklerimizin büyük bir kısmını da deneme yanılma yolları ile yapıyoruz.

Bu ders almalara son dönemlerdeki birkaç olaydan örnek vermek istiyorum. İklim değişikleri malumunuz, ülkemizi de büyük oranda etkiliyor, son on yılda ülkenin hemen her yerinde, özelliklede Karadeniz bölgesinde aşırı yağışlarda oluşan sel ve dere taşkınlarından bir gün sonra sayın bakanların açıklamaları şu şekilde oluyor;

Efendim bu bölgede derelere ve dere bölgelerine imar izni verilmesi hataydı, bundan dolayı büyük bir DERS ALDIK. Bundan sonraki yapılaşmalarda böyle bir olaya kesinlikle izin verilmeyecektir. Peki, öylemi oluyor tabi ki de hayır. Parayı veren adamını bulan herkes her şeyi yapabilir, nasıl olsa imar affı çıkar yararlanırız düşünceleri maalesef ki bütün dersleri unutturuyor. Başka bir örnek de ne olduğu bilinmeyen dergâhlar tarikatlar; bu konuda geçmişte yaşadığımız en büyük tecrübe FETÖ gibi bir örgüt olmasına rağmen, halen farklı gurupların desteklenmesi ve taviz verilmesi inanılır gibi değil. Hatta öyle ki geçenlerde Sakarya şehrimizde vuku bulan iğrenç ötesi olayların odağındaki, uşaki tarikatının liderinin, daha önce Sakarya’da düzenlenen siyasi bir toplantıda iktidar temsilcileri ile yan yana olmaları, DERSİMİZİ ALMADIĞIMIZIN bir göstergesi değil de nedir. Aslında verebileceğim o kadar örnek var ki sayısı bellisiz. Ancak son olarak da sağlık ile alakalı bir örnek vermek istiyorum. Biliyorsunuz ki dünyayı kasıp kavuran bir covid-19 vakası var. Uzun bir süreden beridir mücadele etmemize rağmen, halen ikna olmayanlar ve dersini almayanlar büyük bir çoğunlukta. Halen maskesiz gezenler, mesafe tanımaksızın eğlenenler ve bana bir şey olmazlar, hem toplumu hem de kendilerini tehlikeye atmaya devam ediyorlar.

Sözün kısası şimdilerde DERSİMİZİ ALDIK furyası, iyi bir kapatma ve hafızaları silme argümanı olarak yoğun bir şekilde kullanılıyor. Aksi halde herhalde insanları ikna etmek bu kadar kolay olamazdı. Bu söz her sarf edildikten sonra, toplum o andan itibaren geçmişi unutuyor ve adeta beyaz bir sayfa açıldığına inanıyor. Ama ne var ki bu yalnızca insanların gözünü kör etmek için kullanılan bir cümleden öteye gidemiyor. İnşallah her olay bizler için iyi bir tecrübe olur ve bu tecrübelerimizden bir ders alırız. Aldığımız bu derslerin karşılaşacağımız sorunların önüne geçmesini temenni ederim…

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.