Ekonomi Haber Girişi : 07 Nisan 2021 13:05

Ham değeri 50 milyar dolar Malatya'da da var

Türkiye'nin farklı yerlerini dolaşarak süs taşları için keşif yapan Samsunlu Kocagülle kardeşler, Muğla'nın Yatağan ilçesinde dünyada çok popüler olan “mavi safir (korundum minerali türü) taşı” ocağına bir keşif yaptılar. Bu yatakta ayrıntılı incelemelerde bulunan Prof. Dr. Murat Hatipoğlu, "Ham madde değeri yaklaşık olarak 50 milyar doları bulan süs taşı potansiyeli şu an yerin altında çıkartılmayı bekliyor" dedi.

E TÜREL TARIM HABER İÇİ SON

 

Safir yatağının tescilinde olduğu gibi Malatya-Doğanşehir bölgesindeki yakut yatağını da Prof. Dr. Hatipoğlu ve MTA Doğa Tarihi Müze ekibi yaptı. Özellikle yeni bulunan safir taşıyla ilgili dünyaya duyurmak için bilimsel makaleler hazırladıklarını belirten Hatipoğlu, "Belki daha saydamları çıkacaktır dedi

.
Samsunlu 3 kardeş olan Sedat, Şükrü ve Hurşit Kocagülle kardeşler 10 sene önce süs taşlarına karşı aşırı bir ilgi duymalarının neticesinde fırsat buldukça, Türkiye'nin farklı yerlerine taş keşfi yapmaya başladı. Çıktıkları bu yolda birçok farklı çeşit süs taşlarıyla karşılaşan kardeşler bu durumu değerlendirerek süs taşı işini esas mesleklerine ilaveten ilave bir ekmek kapısına çevirdi. Kardeşlerden Sedat Kocagülle (44), 2019 yazında Türk diaspor taşının peşine düşerken Milas-Yatağan bölgesinde dağların yaklaşık bin 500 metre rakımlı boksit zonlarında tesadüfen safir olduğunu tahmin ettikleri mavi renkli taşlara rastladı. Bu taşların safir olduğunu tescil ettirmek üzere bu taş safari yapmalarını teşvik eden ve yol gösteren, Gemolog Prof. Dr. Murat Hatipoğlu’nu da yanlarına alarak bu yatağa getirdiler. Murat Hatipoğlu arazi incelemeleri ve topladıkları örneklerin İzmir’deki Dokuz Eylül Üniversitesi Gemoloji Test Laboratuvarı’ndaki incelemeleri ile artık bu yatağın ve Muğla bölgesinin Türkiye’nin Türk (gem) diasporundan sonra mavi safir madenine de sahip olduğu onayladı.  Türkiye toprakları üzerinde korundum mineralinin iki değerli türü olan safir ve yakut bulunmaktadır"


Safir yatağının tescilinde olduğu gibi Malatya-Doğanşehir bölgesindeki yakut yatağını da Prof. Dr. Hatipoğlu ve MTA Doğa Tarihi Müze ekibi yaptı. Özellikle yeni bulunan safir taşıyla ilgili dünyaya duyurmak için bilimsel makaleler hazırladıklarını belirten Hatipoğlu, "Belki daha saydamları çıkacaktır. Bunların ekonomik değeri çok daha fazladır. Ülkemizde maalesef yatırımcı ile bu işi bilenler arasında bir organizasyon bozukluğu vardır. Bu yüzden bu ekonomik servet dışarıya çıkamıyor. Biz şuan Ankara Kalkınma Ajansı (ANKA) için bir proje hazırladık. Bu Ankara Çubuk agat taşından havan ve havan eli yapımı üzerinedir. Bu proje ajans tarafından Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisine verildi. Ankara Çubuk agat taşları şu an atıl durmaktadır ve bölgedeki agat taşı rezervi yaklaşık 3 milyon tondur. Bu taşın da tonu 5-6 bin dolardır. Bu taşın ana kaynağı bir Brezilya birde Türkiye'dir. Biz bu taşlardan oyulan havan ve havan ellerini yurt dışından ithal ediyoruz. Arzu ediyoruz ki, bunu üretebilecek Çubuk bölgesinde fabrika kurulsun ve üretime geçsin. Yatan ölü servetin ülke ekonomisine kazandırılması için güzel bir organizasyona ihtiyaç var" şeklinde konuştu.


Safirin keşfedildiğini ve çıkartılmayı beklediğini dile getiren Prof. Dr. Hatipoğlu şöyle devam etti:
“Ülkemizde keşfedildi. Çıkartılmayı bekliyor. Keşfini yaptık Milas-Yatağan bölgesinde. Şimdi bu yatakları, talan şeklinde değil de bilinçli yatırımcılarla bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Hem bu hem de Malatya Doğanşehir Bölgesi’nde yakut var bunun için söylüyorum. Bizzat inceliyorum görüyorum. Tek bir lokalite değil. Burada bulunabilecek. Tabi tek bir yatak olarak düşünmeyin. Bunu birkaç bölgesi var. Yani Yatağan tarafında var. Muğla Milas tarafında var. Biraz daha Kavaklıdere tarafında var. Aşağı yukarı burada tabi tam bir jeolojik çalışma yapmadık ama biz bilim adamları buradaki jeolojik oluşumu göz önüne aldığımızda yaklaşık bir 300-500 ton çıkabilecek biz safir oluşumundan söz edilebilir. Tabi bunlar hemen alınacak değil. Belli bir miktarda. Çünkü bir madde çok miktarda olursa değeri düşer. Bugün bir süs taşı madeni için aşağı yukarı 3 - 5 milyon dolar yatırım yapabilecek insanlara ihtiyaç var.”

Eryaman haber arası


Süs taşı madenciliği yatırımlarının kolaylaştırılmasını isteyen Hatipoğlu şunları söyledi:
"Tabii, burada en büyük yanlışlardan biri de bunun ‘süs taşı madenciliği kanununda’ diğer endüstriyel mineraller gibi düşünülmesi. Devlet hakkı mesela çok oluyor. Bu ekonomik olmuyor. İşleticiler burada çok zarara uğruyorlar. Yani bunu biz çok söyledik. Bu süs taşı madenciliğini diğer mesela öbür madenler gibi devlet buluculuk hakkı olsun veyahut da diğer işletme ruhsatlarındaki harçlar vs. o kadar pahalıya geliyor ki. Bu sefer işletmeciler bu madeni yürütemiyor. Orada bir düzenleme yaparsa devlet bu konuda çok güzel bir ülkemizin patlaması olur.”
Safir madeninin bulunuşunun yazacağı bilimsel makale ile dünyaya duyurulacağını belirten Hatipoğlu şu bilgileri verdi:
"Zaten jeolojik olarak biliyorduk. Bu diaspor alüminyum hidroksit, safir de alüminyum oksittir. Burasının oluşumunda yer vardı ve özellikle birkaç yerde lokaliteleri vardı. Ama Kocagülle kardeşler diyelim üçü onların dağları dolaşıyorlar. Duyumlar var. Köylülerden geliyor onlarda gidiyor lokaliteyi gördüler. Bununla ilgili bende gittim gördüm. Video çekimlerim var. En azından varlığını duyurmak Dünya gemoloji literatüründe ülkemizin de bu alana girmesi yazılması lazım. Mesela aynısı karşıda Yunan adasında var. Onlar mesela diyorlar bugün giriyorsunuz yayınlamışlar. İşte ‘Yunanistan’da yunan adasında safir var’. Ama aynı alanın bizde genişi var. Bunları yazıyorum. Bilimsel makale ile ilgili çalışmalarım devam ediyor. İngilizce olarak yayınlanacak ondan sonra Dünya’ya duyurmuş olacağız."

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.