İmam Hatipli Olmak

Malum jakoben zihniyeti bilinçaltıdır.20'inci asra gelinmiş hala birilerinde İmam Hatip hazımsızlığı devam ediyorsa bu kafa zihinsel özürlü kafadır.

Zihinsel özürlü Erol Mütercimler'in İmam Hatipliler hakkında söylediği sözlerini aynısıyla kendisine iade ediyor ve kınıyorum.

2011 yılında İmam Hatipli olmak yazımı tekraren yayınlıyorum.

Yeşilyurt İmam Hatip Lisesi mezunları olarak 25.6.2011 Pazar günü Pilav günü etkinliği çerçevesinde bir araya geldik. Davetimize icabet eden başta Malatya Valimize, AK Parti milletvekillerine, İlçe Belediye Başkanlarına, Kaymakamlarına daire müdürlerine ve çok kıymetli misafirlerimize teşekkür ediyorum.

Gerçekten yıllar sonra bir araya gelerek aynı okulu, aynı sırayı paylaşan arkadaşları bir arada görmek bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Bizleri yetiştiren öğretmenlerimizin ellerini öpmek, onlarla hasbıhal etmek bir nebze de olsa bizleri öğrencilik yıllarımıza götürdü.

Özellikle de Yeşilyurt İmam Hatip okulunun yapımında emeği geçen 70_ 80 yaşlarında olan dedelerimizin, amcalarımızın duyguları görülmeye değerdi.

80 yaşındaki Mehmet amca diyordu ki; Biz bu okulu yaparken kapı kapı gezdik. Fabrikalardan kumaş istedik, köy köy gezip kaysı topladık. Okulun inşaatında ise sabahlara kadar çalıştık. Çocuklarıma yeni ayakkabı almadım. Eski ayakkabı giydirdim. Çocuklarıma alacağım yeni ayakkabının parası ile okulun duvarına bir tuğla, temeline bir torba çimento koyduk. Dişimizden tırnağımızdan artırıp okulumuzu tamamladık.

Allah'a Hamdolsun ki; emeklerimiz boşa gitmemiş. Bu okuldan mezun olan çocuklarımız bu ülkenin her kademesinde görev almışlar. Bu mutluluk bize yeter...

Evet... İmam Hatip okulları bu milletin dişinden tırnağından artırdığı paralar ile yapıldı...

Onlar İmam Hatipliydi.

Anadolu'yu kafasından silmiş seçkinci zümre onlardan hiç bir zaman hoşnut olmadılar...

Onları birer cenaze yıkayıcısı ve Cami görevlisi olarak kalmalarını istediler.

Askeri okullara almadılar. Polis okullarına girmeleri engellendi... Katsayı adaletsizliği ile önleri kesildi puanları silindi. Ama onlar yılmadılar. Gece demediler. Gündüz demediler. Kilometrelerce uzakta olan okullarına, soğuk, sıcak, kar, yağmur çamur demeden yaya gittiler. Evlerinden uzak yatılı okudular. Azimle çalıştılar, sabırla yollarına devam ettiler. Ve okullarından mezun oldular.

Onlar, Öğretmen olup topluma ahlaklı, erdemli genç nesiller yetiştirdiler...

Onlar, İmam olup hayat rehberimiz olan Kuran’ı Kerim'i çocuklarımızla, yaşlılarımızla, gençlerimizle tanıştırdılar.

Onlar, doktor olup Allahın izniyle şifa dağıttılar...

Onlar, Savcı Hakim olup adaletten ayrılmadılar. Vali, Kaymakam olup devleti milletle barıştırdılar.

İş adamı olup, sosyal adaleti ayakta tutmak adına fakir fukaranın elinden tuttular.

Onlar, gazeteci olup doğru, tarafsız, ilkeli ve dürüst habercilikle ülkeyi tanıştırdılar.

Ve onlar Başbakan olup sessiz çoğunluğun sesi milletin hizmetkârı oldular.

Onlar topluma yön verecek alimler yetiştirip kanaat önderleri oldular.

Onlar. Bu vatana ihanet etmediler. Hırsızlık yapıp devleti dolandırmadılar. Onlar bankaları hortumlayıp borç yükünü millete ödettirmediler...

Onlar. Bu milletin inanç değerlerine saldıranların karşısında dik durdular. Ama dikleşmediler.

Okuma hakları gasp edildi. Başlarındaki örtüleri zorla çıkartıldı. Okullarından atıldılar, kürsülerden indirildiler. Birincilikleri verilmedi. Konuşmaları engellendi. Ama onlar hep itidalli olup sağduyuya çağırdılar. Geren taraf olmadılar. On binlercesi sokakta yürüdüler haklarını aradılar. Ne bir araba yaktılar nede bir esnafın camını indirdiler. Onlar Molotof kokteylleri ile polise saldırmadılar.

Çünkü onlar şiddeti men eden bir dinin mensubu olduklarını çok iyi biliyorlardı...

İmam Hatipli olmak erdemli olmaktı...

İmam Hatipli olmak Hakkaniyetli olmaktı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.