Malatya'da talihsız kadının çilesi

Malatya'da talihsız kadının çilesi haberi okuyunca gözyaşınıza engel olamayacaksınız

Malatya'da talihsız   kadının çilesi Malatya

Ailesiyle birlikte Doğanşehir ilçesinin Ilıca Köyü’nde ikametgah ederken kaçarak evlenen 38 yaşındaki Ayşe Bahçalı, hamileyken eşinden şiddet gördü. Oğlunu kucağına alan talihsiz anne, daha sonra oğlunun SMA Tip 2 hastası olduğunu öğrendi. Talihsiz kadının çilesi bununla da sınırlı kalmadı. Eşi, “Ben bu hasta çocuğu istemiyorum. Evimin çay, şeker parasını bu çocuğa yediremem” deyince, Ayşe Bahçalı oğlunu istemeyen çocuğunun babasından boşandı. Bahçalı şimdi sadece oğluna dua istiyor…

Henüz 23 yaşındayken evlenen, ortaokul mezunu 38 yaşındaki Ayşe Bahçalı'nın eşinden boşanalı tam 7 yıl oldu. Talihsiz kadın eşi de onları bırakıp gidince hasta oğluna, hem anne hem de baba oldu.

Malatya'da henüz 5 aylıkken SMA Tip 2 hastalığı tanısı konulan ve annesi Ayşe Bahçalı'nınçabalarıyla hayata tutunan 11 yaşındaki Mehmethan Bahçalı, konuşamıyor, yürüyemiyor. İki kez kalbi duran talihsiz çocuk, kalp durması sonucu bitkisel hayata girdi. Babası, “Ben bu hasta çocuğa, çay şeker paramı, harcayamam” diyerek, onu görmezden geldi. Annesi, babasından bu nedenle ayrıldı. Ancak Memethanfedakarannesinin mücadelesiyle hayata tutundu.

Oğlunun ağzından burnundan nefes alamadığını, boynundan açılan boşluk ile nefes aldığını belirten anne Ayşe Bahçacı 38 yaşında, 7 yıl önce eşi oğlunu istemediği için boşandı. Ortaokul mezunu olan ve 7 çocuklu ailenin 4'üncü çocuğu olan anne Ayşe Bahçalı şimdilerde kendini oğluna adadı. Tam 7 yıldır oğluyla birlikte yaşayan fedakar anne, valilik tarafından başlatılan yardım kampanyasıyla ev sahibi oldu.

DOKTORLAR “UMUT YOK” DEDİ

Anne Ayşe Bahçalı, oğlunun hastalık öyküsünü şöyle anlattı:

“Mehmet 5 aylıktı, SMA TİP 2 tanısı konuldu. Mehmet 5 aylıktı tanı konulduğunda hiç emekleyemedi, adım atamadı, serbest oturamadı. Daha sonra fizik tedavilerine başladık. Mehmet 5 yaşına geldi. Boşandığım eşim yani Mehmet'in babası zaten çalışmıyordu, Mehmet engelli olduğu için bizi istemiyordu. Mehmet 5 yaşına geldiğinde ayakları olmayan bir çocuk için ben çalışıp kazanamam dedi. Ben istemiyorum dedi. Mehmet boşanmamı istedi. 'Anne beni sevmiyor' dedi. Mehmet'in yanında kavga yapıyordu. Şiddet gösteriyordu. Yürütemedik biz boşandık. 7 yıl oluyor boşanalı. 7 yıldır oğlumun maaşı ile geçindik. Bize nafaka falan da ödemedi zaten. Çok şükür devletim sahip çıktı. Mehmet'in maaşı ile idare ettik. TOKİ 1+1 evlere yazıldık bize ev çıktı,oraya geçtik. Orda da 3-4 sene oturduk. En azından kiradan kurtulduk. Orada merkezi sitem kalorifer vardı. Balkonun olmaması biraz sıkıntı oldu. Çamaşır yanımızda odada kuruyordu. Mutfak salon birleşikti ne yemek yapsak Mehmet'e koku siniyordu. Biraz o şekilde çok sıkıntımız oldu. Mehmet çok başarılı bir çocuktu. Eve öğretmen geliyordu. Hayat dolu bir çocuktu benim kuzum. Bundan bir buçuk yıl önce bronşitten hastaneye yatırdım. 3. günü sabahı kucağımda benimle sohbet ediyordu. Sohbetin ortasında anne şuan ben nefes alamıyorum. Önce şaka yaptığını sandım çünkü; morarma falan yoktu. ‘Yok anne nefes alamıyorum hemşireleri çağır’ dedi. Hemşireleri çağırdım, hemşireler doktorlarını çağırdı. 3 dakika içinde 4 olay gerçekleşti sadece. En son doktoruna döndü dedi, ‘Ben şuan hiç nefes alamıyorum’dedi. Daha sonra kalbi durdu. İlkinde 15 dakika durdu. 6 gün geçti, Mehmet toparlanır diye beklerken ikinci bir kalp durması gerçekleşti. Onda da yarım saat durdu, toplam 45 dakika kalbi durdu. Doktorlar, ‘Tıbben umut yok, hazırlıklı ol, Allah’tan mucize bekle’ dediler. Ama ben bir saniye bile vazgeçmedim. Mehmet geriye dönüş yaptı, 2 ay sürdü, ben onu hastanede kartonların üzerinde bekledim. Evimiz yok değil, ama onun yanından ayrılamadım. Çünkü ben biliyordum ben vazgeçmiyorum ki oğlumda vazgeçmiyor. Bunu biliyordum hissettiğini biliyordum. Ben vazgeçmedim ve oğlumda dönüş yaptı. Sonra hastanede 2 ay yattıktan sonra çıktık. Mehmet şuan bitkisel hayatta. Ama hastaneden çıkan Mehmet ile şimdiki Mehmet arasında dağlar kadar fark var. O zaman gözleri sadece yukarıya bakıyordu, şokta gibiydi,tepki vermiyordu. Gözbebekleri inmiyordu. Şuan öyle değil sese, karanlığa, sıcağa, soğuğa duyarlı, beni duyuyor, bazen ağladığı oluyor ama yanıtlayamıyor.”

HENÜZ SMA TİP 2 İLACI VERİLMİYOR

Oğluna bu hastalığının ilacının verilmediği anlatan çaresiz anne Ayşe Bahçalı, “SMA tip 2 hastası olduğu için bakanlığımız SMA 1 bebeklerinin bazılarına ilaç veriyor. Mehmet'in ki onaylanmadı daha. O ilaç fayda olur olmaz bilmiyorum. Sonuna kadar mücadele edeceğim. Ama şifası Allah’tan,sadece bunu biliyorum. Bir anne olarak milyarda bir umudu da olsa ilacı da olsa vazgeçmeyeceğim ben mücadelemden. Sonuna kadar gideceğim. Mehmet TOKİ'deyken Valilik tarafından yasal yardım kampanyası başlatıldı. Allah devletimden ve milletimden binlerce kez razı olsun, sesimizi cumhurbaşkanına duyurmak için çok mücadele ediyorum. Özellikle Malatya'da valimiz olsun, belediye başkanımız olsun, Öznur Çalık olsun Mehmet'i ziyarete geldiler. Allah onlardan razı olsun. Devlet büyüklerimiz yardımıyla Cumhurbaşkanımız sesimizi duysun bunu çok isterdim” şeklinde konuştu.

KOMUTAN OLMAK İSTİYORDU

Oğlunun çocukluğunu anlatan anne Bahçalı, “Mehmet nasıl bir çocuktu, Mehmet'in çocukluğa inecek olursak, ben bir çocuk yetiştirdiğimi hiç bilmedim ben. Koca bir delikanlı vardı, benim evimde. Aslan gibi yüreği vardı benim oğlumun. O kadar olgun, o kadar anlayışlı bir çocuktu ki, hayatı çok seviyordu. Her sabah uyandığında, ‘Anne acaba bu sabah yürüyebilecek miyim?’ diyerek hep o umutla uyanıyordu. Okumayı çok seviyordu komutan olmak istiyordu. En çok üzüldüğü şey kardeşim yok diye çok üzülüyordu.Mehmet TOKİ'deyken sergi açtı, bundan bir buçuk yıl önce bileklik sergisiydi. Ona nasıl karar verdi. Dışarıda oynuyorlardı. Arkadaşına annesi git ekmek al dedi. Mehmet dedi ki ‘birlikte gidelim’ arkadaşı dedi ki, ‘Sen engellisin benimle gelemezsin’ dedi. Mehmet buna çok üzüldü, ‘Anne ben engeliyim hiçbir şey yapamayacağım’ dedi. Tuhafiyeye gittik, boncuk aldık, bileklik yaptı. O bilekliklerde TOKİ İlköğretim Okulu'nda sergilendi. Aerginin açılışta Mehmet konuştu;‘bir insanın ellerin, ayaklarının, gözlerinin olmaması engel değildir yeter ki yürekler engelli olmasın’ dedi” sözlerini kaydetti.

DOKTOR BABAYI ARADI AMA...

Bahçalı, “Eski eşimi doktor aradı, Mehmet hastanedeyken aradı. 'Mehmet'in size ihtiyacı var gelin' dedi. 'Ben evimdeki çayımın, şekerimin parasını o çocuk için harcayamam' dedi. Mehmet bu hastalık olduğu zaman konuşuyordu. Kesinlikle ayaklarının üzerine basamıyordu, yığılıyordu. Oturamıyordu, sonra fizik tedavi göre göre sadece arkasında yastıkla oturuyordu. Mehmet'in maaşıyla geçiniyorum, ramazanlık olduğu zaman filtre zekat paraları geliyor böyle. Maddi yardım beklentim yok, dua istiyorum. Sonra Cumhurbaşkanına ulaşmak istiyorum” diye konuştu.

MEHMET, ERDOĞAN'I GÖRMEK İSTİYOR

Ayşe Bahçalı ve SMA tip 2 hastası oğlu Mehmet için Malatya Valiliği yasal yardım kampanyası başlattı. anne ve oğluna toplanan paralarla ev alındı. Hayat hikayesini anlatan anne, sadece oğlunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı görmek istediğini belirterek, “Oturduğumuz bu ev, valiliğimizin başlatmış olduğu yasal yardım kampanyası ile alındı. 23 yaşında evlendim, 7 yıl oldu boşanalı, sadece 6 gün konuştum telefonda sonra kaçtık. Kaçan insanlar nasıl hisseder bilmiyorum ama benim attığım ilk adımda pişman oldum. Hamileyken şiddet gördüm, adam çalışmıyordu. Oğlumu Erdoğan'ın görmesini çok istiyorum dua bekliyorum başka da bir şey istemiyorum” şeklinde konuştu.

SİNEM HATUN TAVUT BUSABAH GAZETESİ

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

GÜNCEL GALERİLER

GÜNCEL VİDEOLAR

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom