Av. Eyüphan Korkmaz

Av. Eyüphan Korkmaz

E Bre Gafil….!!!

                                                    

         Mülteci veya sığınmacı; dini, milliyeti, bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeple ülkesinden ayrılan/ayrılmak zorunda bırakılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen, iltica ettiği ülke tarafından endişeleri haklı bulunan kişidir.

“Sığınmacı” sıfatını kullanabilmek için kişi endişelerinde, korkularında haklı bulunmalıdır.

Suriye’de 4 yılı aşkındır devam eden iç savaşta 300.000 i aşkın insan hayatını kaybetmiştir. Bu durum, günde 200 insanın hayatını kaybettiği anlamına gelmektedir.

Mültecilik, hukuki bir statüdür. Keyfi değildir anlayacağın, Kılıçdaroğlu !!!

        İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, “sığınma hakkını” şöyle tanımlar: "Herkesin zulüm karşısında başka ülkelere sığınmacı ve bu ülkelerce sığınmacı işlemi görme hakkı vardır" (madde 14/1). Toplu sığınma, iç savaşlar ve çatışmalarda, yoğun baskılarda, büyük afetlerde ortaya çıkmaktadır. Bulgaristan Türklerinden 300.000'i, 1989'da, zulüm ve baskıdan dolayı Türkiye’ye sığınmıştır. 1991'de Körfez Savaşı’nda Irak’'tan kaçan çok sayıda mülteci Türkiye'ye sığınmıştır. Bu durum bizim millet olmamızın güzel bir hasletidir kılıçdaroğlu !!!

        Kılıçdaroğlu’nun insani olmayan, popülist siyasi söylemi ile masum, günahsız 2 milyon kadın ve çocuğu Esed'e teslim edeceği söylemi, “Ensar-Muhacir kardeşliğini” bilmeyen, islami kardeşlikten nasiplenmeyen sinelerde, maalesef zerre kadar insani bir vicdan ve muhabbetin de olmadığını bir kez daha ifşa etmiştir. Düşünen CHP’ li vicdanlar için bu utanç yeter de artar !

         Bir dönem çözüm süreci başlangıcında Akparti’nin %5 ler düzeyinde oy kaybettiğini ve bu durum karşısında dönemin Başbakanının söylemi hala hafızalarımızda "değil elimizi, gerektiğinde bedenimizi de bu çözüm ve kardeşlik projesi için ortaya koymaya hazırız". Birilerinin umurunda olmayabilir KARDEŞ kanının akması, ülkenin can, mal ve zaman kaybına uğramasının kadri olmayabilir lakin, zerre kadar vatan sevdası olan sinelerde bu bir ızdıraptır. Kuru milliyetçilikle, nefret söylemiyle, dağı taşı bombalama ile çözümün olmadığı 30 yıllık süreçte kafi düzeyde görülmüştür.

          Şimdi benzer bir durum ve derin görüş ayrılığı, Suriyeli Mülteci kardeşlerimiz bize sığınmaları, misafirlikleri, muhacirliği söz konusu olduğunda ortaya çıkmıştır.

          Bir sinede kuru pragmatizm. 3 kuruşun hesabı ile bu milletin asil vasıflarından olan misafirperlikten mahrum bedenlerde vicdan arama gayretimiz, diğer yanda her millete, her dönemde nasip olmayacak bir ENSAR RUHU FIRSATI..

          Sinesinde, zerre kadar insani veya İslami duyarlılığı olan her vicdan sahibi, bu masum çocuk, kadın, şehit yakınları ve yetimlerin yüzüstü bırakılamayacağını, Suriye ateşine, adeta “gidin ve ölün” denmeyeceğini bilir..!

           Birileri gece gündüz ensar olmanın gayret ve çabası ile yetimleri bulup onların başlarını okşamaya çalışır iken, bırakın insanı, sığınanlar hayvan olsaydı (!) ve Kılıçdaroğlu, Suriye cehennemine göndermek istediğini söyleseydi, hayvanseverler ne derdi merak ediyorum !!! 

            Zerre kadar empatiden, insanlıktan, İslamiyetten nasiplenmeyen bu sinelerde sahi hangi duygu saklıdır !!!

            67 yıl evvel Tunceli'de değil de 10 yıl evvel Halep'te doğsaydın ne yapardın merak ediyorum !!!

            Bilmeyenler utansın. Bu millete sen lider olamazsın. Çünkü lider olmak için önce insan, sonra yine insan olmak lazım..!

 

                                                                                                                                                      Eyüphan Korkmaz

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom