Lütfü Caner

Lütfü Caner

Lozan’da Milli Kimliğimiz Nasıl Yok Edildi ? -(1)

Bazen düşünüyorum da, Osmanlı torunu bir millet olarak, ülkemize karşı içten ve dıştan kurgulanan birçok sinsi tuzak ve tehlikelere karşı bir kısım insanımız nasıl olur da böylesine duyarsız, ilgisiz kalıyor ve sanki hiç bir şey olmamış gibi ülkemiz üzerimizde oynanmak istenen oyunları ve tuzakları görmek istemiyorlar?

Birinci Dünya  savaşında, Osmanlının Hristiyan  Haçlı devletleri tarafında parçalanıp yıkılmasından sonra, 1923’ten 2002 yılına kadar, 80 yıl boyunca  ülkemizin  nasıl bir müstemleke devleti gibi sömürüldüğünü ve buna karşı gelen bazı siyasi iktidarların ise nasıl  darbelerle veya  satılmış bazı görsel medya ve yazılı basın yolu ile baskı altına alınıp nasıl iktidardan düşürüldüğünü milletçe hep gördük ve izledik...

Peki iyi de, milletimizin  oldukça önemli bir bölümü, nasıl olurda ülkemize ve milletimize karşı kurulan bu sinsi tuzak ve tehlikelerin farkına bir türlü varamıyor dersiniz?

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine İstanbul şehitler köprüsüne giderken, cadde ve sokaklarda bazı marketlerin ve bakkalların önündeki kalabalıkları görünce gerçekten utandım. Ülkemizin tehlike ile karşı karşıya olduğu o gecede, birileri marketlerde poşetlerini makarna ve gıda ile doldurmanın derdindeydiler...

Evet, eğer o gece, milletimiz çıplak elleri ile o şanlı direnişi göstermeseydi, ülkemiz her an parçalanabilirdi. Fakat maalesef birileri o gece bunu görmek istemediler ve marketlerde poşetlerini doldurmanın derdine düştüler...

Peki, kimler bu bir kısım milleti  böylesine milli duygulardan yoksun,  maneviyattan yoksun, devletini, milletini, ezanlarını, bağımsızlığını  düşünmeyen ruhsuz bir millet haline getirdi acaba? İşte milletçe bu sorunun cevabını mutlaka düşünmek ve bulmak zorundayız...

Evet, işte bu söz konusu çarpık durum karşısında, vatanına, milletine, bayrağına, dinine ve ülkesinin bağımsızlığına karşı duyarlı olan insanlar olarak, başımızı ellerimiz arasına alıpta şöyle bir aklı selim  şekilde düşündüğümüzde, asıl gerçekler su gibi bir bir karşımıza çıkıyor ve asıl gerçekleri anlıyoruz...

Çünkü 1923’te (Lozan Masasında) millet olarak bizi öylesine bir değişim ve dönüşüme tabi tutular ki; millet olarak bu tahribatı görmememiz için yıllarca önümüze birçok engeller koydular...

BU MİLLETİ NASIL DÖNÜŞÜME TABİ TUTULAR?

1-Evet, biz Müslüman bir millet olarak evlenirken, Hristiyan İsviçre medeni hukukuna göre evleniyoruz. 2- Bir suç işlediğimizde yargılanırken, Hristiyan Almanya hukukuna göre yargılanıyoruz. 3- Ve Cezalandırılırken, Hristiyan İtalya’nın ceza yasasına göre cezalandırılıyoruz. 4- Millet olarak İdare edilirken, Hristiyan Fransa idari sistemi ve hükümlerine göre idare ediliyoruz. 5-Müslüman bir millet olmamıza rağmen, giyim ve kuşamımız aynen Batılılar gibi dayatılmış ve onlar gibi giyiniyoruz. 6- Tarihimiz ve Kültürümüz unutturulmuş, 94 yıllık nesillerimiz topyekûn Hristiyan batılı bir kültürle yetiştirilmiş...

Evet değerli okurlarım; Osmanlı gibi bir milletin  Müslüman torunlarının nasıl adım adım öz benliğinden uzaklaştırılıp adeta bir Hristiyan gibi  şekillendirildiğinin farkında mısınız??? 

Birinci Dünya savaşı sonrası, 1923’te Lozan anlaşmasından sonrası, İngiltere (Avam Kamarasında) bazı milletvekilleri (Vinston Churchill’e) tepki göstererek, biz Osmanlıyı zor yıktık, sen nasıl olurda Türkiye’ye bağımsızlık hakkı tanıdın diye tepki gösteriyorlar..

Ve Vinston Churchill, kendisine tepki gösteren  milletvekillerine hitaben şu açıklamada bulunuyor: evet,  Türklere bağımsızlık tandım, ama anlaşmada  onlara öylesine şartları kabul ettirdim ki, 50 yıl sonra onlarda aynen bizim gibi olacaklar. Onlar değil, biz kazandık...

(DEVAMI YARIN)

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom