Songül Kuru

Songül Kuru

GÖSTER-ME-LİK KURALLAR!

Görgü kuralları çeşitli durumlarda uyulması gereken ayrıntılı davranışlardır.

 

Bu kurallar toplumsal kesimleri ve grupları birbirinden ayırma ve yaşamı kolaylaştırma, ilişkileri düzenleme gibi işlevlere sahiptir. Görgü kurallarından bazılarını sayacak olursak.

– Her yerde belirlenmiş olan kurallara uymak.

– Kıyafetin yer ve zamanına uygun olmasına özen göstermek.

– Oturuş ve kalkışlara dikkat etmek. 

    

   Vbg. vbg...  Sayabileceğimiz bir çok görgü kuralı bulunmaktadır. 

     

   Peki kime ve neye göre? Bunları kim belirliyor? Mesela yemekte "sol elle çatal, sağ elle bıçak tutulur" kuralını koyan kim? Böyle birşeyi neden yapmış ve neye binaen böyle birşeye ihtiyaç duymuş? Ya da kıyafette görgü konusunu işleyen adam neyi esas almış?  Kime ve neye göre bir takım kurallar silsilesi türetmiş? Yine aynı şekilde oturma adabını anlatan  hanımefendi  anlaşılamayacak kadar mutasyona uğramış ince sesiyle "İiveettt, şimdi de en zarif oturma şeklini anlatma zamanı" derken neyin kafasını yaşıyor? 

 

   İlginç.. Çok ilginç...

 

  Birkaç insan bir araya gelmiş ve sözüm ona görgülü adıyla tüm bu saçmalıkları hepimize tabir yerindeyse empoze etmiş. Kardeş sizlere görgülü değil de, sonradan görmeli desek ağır olmaz demi? Yani yanlış anlamazsınız inşaAllah. Çünkü hakikaten görmemişsiniz. Mesela günlerce yemek yememiş kadar açken bir restauranta gidip, yemek sipariş ettikten sonra "Ya sağ elle mi yiyecektim, yoksa sol elle mi? Hızlı yersem herkes bakar mı? Hepsini yemiyeyim ayıptır" derken bir de bakmışsın masadan aç kalkmışsın. Üstelik görgüsüzlük olmasın diye artık ettiğin yemeklerde çoktan çöpe gitti. Ne oldu peki? Eve aç gittin ve eve varır varmaz hunharca mutfağa daldın. Dolapta ne var ne yoksa mideye indirdin. Üstelik çatal-bıçak bile kullanmadan. Hani o yere göğe sığdıramadığın görgü kaidelerin.. Yaa. Demek ki hepsi başkası için "Kim ne der" kaygısı içindi. O zaman neymiş: Yemek-içmek insani aktivitelermiş. Öyle kendinizi gereksiz yere kasmayınız. Hepiniz ama 'ayıp' deyip birbirinize bakacağınıza önünüze bakınız. Asıl ayıp insanları rahatsız etmek. Ve daha da ayıp olanı, siz içerde nasıl daha görgülü yerim derdine düşmüşken dışarıda kafasını cama yaslayıp aç gözlerle size bakan çocuğu görmezden gelmek. İşte asıl ayıp bu.

 

  Görgüymüş.. İnsaniyetten geçmemiş hiçbirşey görgü diye adlandırılmayı asla hak etmez. Kaldı ki İslam toplumu ilgilendiren bu kurallara görgü demez 'ADAP' der. Ve adap, insanlar ne der? Falanca ayıp karşılar mı? demek yerine Kur'an ne der? Hadis ne der? Daha da mühimi haram mı,  helal mi? İşte adap bizlere bunu öğretir.

   En çok yemekten bahssettik. Bu yüzden islamda yemek adabına bir göz atalım:

 

» Sofra hazırlanırken yardımcı olmak.

» Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.

» Büyükleri sofraya oturmadan sofraya oturmamak.

» Besmele çekip, Allah'a vermiş olduğu nimetler için şükür etmek.

» Yemeğe önce yaşça veya mevkice büyük olan kişinin başlaması uygundur

» Sağ eliyle yemek.

» Lokmayı ağza göre almak ve iyice çiğnedikten sonra yutmak.

» Lokmayı yutmadıkça ikinci lokmaya el uzatmamak.

» Önündeki yemeği soğutmak için, yemeğin içine üflememek.

» Başkalarını tiksindirecek, iğrendirecek harekette bulunmamak ve söylememek.

» Ağızda yemek varken konuşmamak, gülmemek.

» Başkasının lokmasına ve yediğine bakmamak.

» Elini yemek kabına silkmemek ve lokmayı ağzına götürürken başını tabağa doğru uzatmamak.

» Yemek seçmemeye özen göstermek.

» Yemeği aynı kaptan yeyip, tabağın ortasından değil, kendi önünden yemek.

» Lokmasını ve aldığı yemeği bitirmek.

» Tabaklarda artık, sofrada kırıntı bırakmamak.

» Toplu yemek yenirken herkes yeyip bitirmedikçe sofradan kalkmamak.

» Yemek bitince "Elhamdülillah" demek.

» Yemeği yapana teşekkür etmek.

» Sofra kaldırırken yardımcı olmak.

» Yemek sonrası elleri yıkamak, dişleri fırçalamak.

» Sokaklarda yemek yememek ve içmemek.

» Gezinerek yemek yememek.

» Helalinden, temiz yemek ve Allah'a şükretmek.

» Acıkmadan yemek yememek.

 

   İşte böyle. Kim ne der değil, islam ne der? Diyelim. Yoksa aynı fabrikadan çıkmış, tekdüze robotlardan hiçbir farkımız kalmaz. Tek insani özelliğimiz nefes almak olmasın. İnsan olalım ve insan kalalım. Görgü maskemiz değil, bilakis kişiliğimiz olsun. Vesselam..

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom