Tuğçe Aytimur

Tuğçe Aytimur

İNGİLİZCE SORUNSALI…

Hello! İngilizce de en temel ve en bildiğimiz kelimelerden biri ‘merhaba!’ olsa gerek…

İlkokuldan itibaren bir dilin gramerini öğrenipde konuşamayan tek milletiz. Hala sistem aynı mı bilmiyorum ama ben 4. Sınıftayken İngilizce ile tanıştım. Ve her yıl, üniversiteye kadar İngilizce gördüm. Ortaokulda biten gramer konularına lisede tekrar başladık. Üniversiteye gelince, belki yabancı dilimi ilerletirim düşüncesi ile İngilizce kursuna yazıldığımda aynı manzaraile karşılaştım. Aynı gramer konuları, hadi bakalım yeniden öğretiliyordu. Zaten bildiğim şeyleri hatırlamak için kurs parası vermek anlamsız geldi ve kursu bıraktım. Evde ders notlarımı tekrar etmek gramer kurallarını hatırlatıyordu. Kural basit:bizde yüklem sona gelirken onlarda özneden sonra geliyor. Tıpkı bizde trafik sağdan akarken onlarda soldan akması gibi. Buna benzer  gramer kuralları vardı. Peki, neden eğitim kademesi arttıkça bize sil baştan aynı şeyleri öğretmek istiyorlardı? Türkçe, matematik, fizik, kimya… Bunların konuları ve ağırlıkları değişiyorken İngilizce neden yerinde sayıyordu? Gramer ortaokulda zaten tamamen veriliyordu. Lisedepratik üzerine bir müfredat yapılamaz mıydı? Öğrencilere mi güvenilmiyordu, öğretmenlere mi? Bilmiyorum. Duvarla konuşur gibi bu soruları herkesin sorması da çok anlamsız…

İngilizce sorunumuz ile ilgili bir şey yazmayı düşününce benden önce kim neler yazmış merak ettim ve gördüm ki aynı soruları farklı isimler sorup durmuş. Farklı bir şey yapalım. Biz acaba bu sorunu nasıl çözeriz? Basit düşünelim. Ve kocaman sorunu parçalara bölüp, kendi payımıza düşeni alalım…

Sokakta top oynayan, ip atlayan çocukların sayısı azalsa da hala bazı mahallelerde bu kültür devam ediyor. Bazen onlara kulak verince, sınavlara gerek kalmadan eğitim sistemimizin etkileri gün yüzüne çıkıyor. Mesela yabancı şarkıları ezberleyen küçük çocuklar oyun sırasında mırıldanıyorlar. Bazıları anlamına kadar biliyor, bazıları telaffuz edemiyor. Ama bir uğraş olduğu aşikâr. Yani ki, öğrencilere güvenmeme sorunu kalktı ortadan. Zehir gibi çocuklarımız var. Öğretmenlerimiz desen mezun olup atanmak, tüm o vize final haftalarını atlatmak, güçlü bir psikoloji ve çalışma istiyor. Bunları başarıp öğretmen olmuşsa verilen müfredatı elinden gelen en iyi şekilde öğrencilere aktaracaktır ki günümüzde sürekli verilen gramer durumu onu gösteriyor. Yani eğitim kademesi değişiyor, hocaların isimleri değişiyor ama aynı gramer istikrarsız olarak işleniyorsa hocalarımızda da sorun yok demektir. Verilen müfredata uyumlu hocalarımız pratik üzerinde durulmalı denilirse durulacaktır. Ve o zaman şakır şakır İngilizce konuşan miniklerde artacaktır…

İngilizce konuşabilmek, anlayabilmek başka bir hava bizim buralarda. Günlük konuşma dilinin arasına bir iki İngilizce kelime koyabilmek büyük marifet…

Daha bir donanım sahibi yapıyor konuşanı ya da toplumun algısı bu bilmiyorum. Sadece İngilizce bilmek donanımlı yapar mı bir insanı tartışılır ama uluslararası bu dilde gramerden öteye gidememek bize yakışmıyor. Dilin kurallarınıbilmemize rağmen korka korka cümle kurmak da bize yakışmıyor…

Sana ufak bir tavsiye sevgili okur: Sistemin içeriğine daha fazla takılmak yerine, bildiğimiz şeyleri bize yenileyen kurslar yerine, pratik yapmaya zaman ayırmalı. Ve korkmadan yanlışta olsa cümle kurmalı. İngilizce cümleler ile düşünmeyeçalışmakta bu konuda çok faydalı. İnternet üzerinde ki bazı uygulamalar ve  altyazılı izlenen yabancı film ve dizilerde öyle…

Dear reader,that's it. See you…

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom