Erken Seçim Çözüm mü ?

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana geçen bir asırlık süreçte, tek partili ve çok partili dönem olmak üzere iki farklı zeminde tartışılır ve analiz edilir. Türkiye 1946 yılına kadar geçen süreçte tek parti ile yönetilmiş ancak tek partinin hükmü olmasına rağmen, Atatürk’ün talebi doğrultusunda meclisteki mebusların bir kısmı sistemi sorgulaması adına muhalefet etmesi istenmiş ve yürütmenin yaptıklarının sorgulanması sağlanmıştır. Neyse ki Türkiye 1946’dan sonra çok partili sisteme geçmiş ve çoğunluğu bulan partilerin iktidar olduğu diğerlerinin ise muhalefet partisi olup yürütmeyi kontrol ettiği dönemler başlamıştır. Çok partili hayata geçişten bu yana ortalama beş yılda bir genel seçimler olmuştur ve toplamda on dokuz seçim olmuştur. Bunların kimisi zamanlı kimisi zamansız bazen de darbe sonralarında korku ve şiddet altında oluşmuştur.

Demokrasi, halkın kendi kendini yönetebildiği, diğer bir deyişle kendini yönetecek kişiyi seçebildiği sistemlerdir. Ancak ne var ki bu açıklama yalnızca yazılarda kalıyor, neredeyse bütün dünya genelinde siz seçilenleri seçersiniz, tıpkı ülkemizde de olduğu gibi. Bizlerde seçilmişleri seçiyoruz. Tercihimizi yaparken hangi milletvekilini seçtiğimizi çoğu zaman bilmeyiz bile, çünkü oyu milletvekiline değil seçime giren partilerin idari kadrolarına ve liderlerine veririz.

Ülkemiz erken seçimlere oldukça alışkın bir yapıya sahip. Erken seçimlerin dayandırıldığı bir takım sebepler olmalı ve bu sebepler gerçek manada etkinliği yüksek sebepler olmalı. Bu sebepleri sıralamak gerekirse ekonomik sebepler muhakkak ki en ön sırayı alır, daha sonra sırasıyla iç siyasi çekişmeler, yurt dışı meseleleri ve iç karışıklıklar diyebiliriz. Ülkemiz için konuşmak gerekirse şimdiye dek en çok ekonomik sebeplerden ötürü erken seçime başvurulmuştur.

Son üç yıldan bu yana özelliklede son bir yıldan beridir ekonomik anlamda büyük sıkıntılar yaşanan ülkemizde de artık erken seçim konuşmaları özellikle son altı aydan beridir daha sıklıkla gündeme getirilmektedir. Normal şartlarda 2023 yılda yapılması beklenen seçimlerin erken olabilme ihtimali ise bu yılın Haziran ayına dek alınabilecek ani bir kararla mümkün görünüyor. Tahminimce en erken tarih ise 2021 Aralık yada 2022 Haziran tarihleri olabilir.

Geçmişteki yaşamış olduğumuz erken seçim tecrübelerimize baktığımızda birçoğu için çok da iyi tecrübeler olmadığını gördüğümüz gibi, olası bir erken seçiminde olumlu ya da olumsuz sonuçlanabileceğini kestirebilmek pek mümkün görünmüyor.İktidarın son yerel seçimlerde büyük bir hayal kırıklığına uğradığını gözlemleyebiliyoruz. Genele bakıldığında kazandı gibi görünseler bile muhalefet partilerine bu kadar büyük illeri kaybetmeleri ve bu denli büyük bir oy kaybına uğramaları iktidarı ziyadesiyle tedirgin etmiş durumda. Öyle ki bu tedirginlik iktidar partisini yeni ittifak ortakları aramaya itmiştir. Bu bağlamda ilk söylemleri İYİ parti liderine evine dön çağrısı olmakla birlikte, bir sonraki adımları ise Saadet partisinin kurmayları ile kurdukları temaslar oldu. Bu girişimler iktidar partisinin olası bir erken seçim için yeterli çoğunluğu sağlayamayacağını tahminleri üzerine yaptığı girişimlerdir. Muhalefet kanadında ise güçlenerek gelen CHP, çok etkilenmeyecek yada etkileyemeyeceğini düşündüğüm İYİ parti, hiçbir etki yaratamayacak olan Gelecek partisi ve tüm bunların arasında sıyrılabileceğini ve fark yaratabileceğini düşündüğüm DEVA partisi gelmektedir. Saadet partisi, Gelecek partisi ve diğer partiler(HDP hariç), olası bir erken seçimde barajı geçebilme ihtimallerini bile göremiyorum. Ana akım muhalefet partileri iyi bir ittifak oluşturabilirler ise iktidarın işi hiç kolay olmayacak gibi duruyor.

Peki, erken seçim çözüm mü? Sorusunun cevabına gelirsek;

Geçmişteki örneklerine baktığımızda çözüm olduğunu gördüğümüz örnekler olduğu gibi, sorunların giderek arttığı örneklerde azımsanmayacak kadar çok görünüyor. 2002 seçimlerinden bu yana iktidar koltuğuna oturan ve özellikle son beş yıllık süreçte giderek kan kaybeden iktidarın olası bir erken seçimde koltuğunu devretmesi hiç birimiz için sürpriz olmasın. Gerek giderek bozulan ekonomik koşullar, gerek salgın döneminde yaşanan olumsuzluklar ve gerekse de sistem değiştikten sonraki iç siyasi çekişmeler seçmen tercihlerini yeterince etkileyebilecek düzeyde olduğuna inanıyorum. Bir kan değişikliğinin ise ülke adına faydalı olacağını, toplumda kaybolan huzur ve refahın yeniden tesis edileceğini düşünüyorum.

Her ne şartlarda olursa olsun, erken seçimde olsa ya da zamanın da yapılan seçimde olsa ülkemiz ve halkımız için en hayırlısı ne ise onun olmasını dilerim.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.